Yazar: admin

  • Güçlü Görünmek Zorunda Değilsin

    Güçlü Görünmek Zorunda Değilsin

    “Nasılsın?”

    “İyiyim.”

    Kim bilir kez söyledik bunu? Kaç kere gerçekten iyi olmadığımız halde, hiç düşünmeden, dönüp içimize bakmadan, adeta bu sorunun doğru cevabı buymuş gibi çıktı ağzımızdan?

    Belki o kadar çok söyledik ki artık kendi kendimize “Nasılım?” diye sorduğumuzda da aynı cevabı veriyoruz. İyiyim. Her şey yolunda. Hallediyorum. Geçecek.

    Ve bir süre geçiyor gerçekten. Zihnimizde açık bir pencerede duygusunu yaşamadan geçip gittiğimiz her şey işlemlenmeye, bizi yavaşlatmaya ve zorlamaya devam ederken aslında her şey yolundaymış gibi yola devam edebiliyoruz. Ama yalnızca bir süre.

    Neden güçlü görünmek zorunda hissediyoruz?

    Güçlü görünmekten bahsederken çoğumuz bunu yaptığımız bilinçli bir seçim gibi düşünürüz. Sanki bir sabah kalktık, “güçlü görüneceğim” diye bir karar verdik. Ve ardından hemen bu kararı ustaca uygulamaya koyulduk.

    Ancak gerçek bu değil.

    Bütün bu güçlü görünme hikayesi aslında çok daha erken yaşlarda başladı. Henüz küçük bir çocukken ağladığımızda büyüklerimiz “dur artık” dedi. Korktuğumuzda “korkacak bir şey yok” dediler. Üzüldüğümüzde “geçer” dediler. Zamanla öğrendik: Bir şekilde duygularımızı aslında hissetmiyormuş gibi yaşamamız isteniyor. Ağlamadan, üzülmeden, yorulmadan…

    O zaman biz de onları göremeyeceğimiz bir yere yerleştirdik içimizde.

    Görünmez olsunlar ve biz onlar yokmuşçasına idare edelim.

    Ve öyle de yaptık.

    Yıllarca…

    Şimdi ise o görünmez bir yere koyduğumuz şeyler dolup taşıyor.

    Bedenimiz bizi dinliyor

    Duygularımızı bastırdığımızda onlar yok olmuyor. Bedenimizde birikiyor. Biz dinlemesek bile bedenimiz bizi dinliyor. Ve sinir sistemi, zihnimizin “tamam, kaldırırım” dediği şeyleri kabul etmek zorunda olmadığını biliyor. Ardından bizimle kendi dilinde konuşmaya başlıyor: uyku bozuklukları, sürekli gerginlik hissi, hiçbir şeyden keyif alamama, küçük şeylere orantısız tepkiler.

    Bunlar zayıflık işareti değil. Bunlar sinir sisteminin “artık yeter” dediği anlar.

    Bunu Jenga oyununa benzetebiliriz. Blokları tek tek çekiyorsunuz, kule sapasağlam durmaya devam ediyor. Her adımda biraz daha uzuyor hatta. Ama her çekilen blokla birlikte içi boşalıyor, sağlamlığını yitiriyor. Bir noktada artık bir blok bile fazla ve Jenga en heybetli haline ulaşmışken, her şey yolunda görünürken bir anda yerle bir oluyor.

    Birçoğumuz o ana kadar durmuyoruz. Ta ki sıradan bir günde, küçücük bir şey son damla oluyor. Dağılıyoruz. Ve kendimize şaşırıyoruz: “Bu kadar küçük bir şey için mi?”

    O küçük şey, yalnızca son damlaydı.

    Duygularımızı bastırmak bizi koruyor mu, yoruyor mu?

    Hayatımızda gerçekten değer verdiğimiz biri bize “artık kaldıramıyorum” dese ne yapardık?

    Muhtemelen dinlerdik.
    Belki elini tutardık.
    “Haklısın, çok şey yüklendin” derdik.
    Yargılamadan, küçümsemeden onun yanında olurduk.

    Kendimize hiç böyle davranıyor muyuz peki?

    Kendimize özşefkat göstermeyi öğrendiğimizde, zorlandığımız anlarda kendimize de tıpkı değerli bir dostumuzun zor anında ona destek veriyormuşuz gibi destek olabilmeye başlarız. Eleştirel ve suçlayıcı iç sesimiz hâlâ orada olsa da zamanla ona kulak asmamayı ve kendi elimizden tutabilmeyi, kendi omuzumuza dokunabilmeyi öğreniriz.

    Eleştirel iç sesimiz kendimizi sürekli tehdit altında hissettirirken, özşefkat tam tersine hatalarımızdan ders çıkarmamızı, devam etmemizi ve gerçekten ayakta durabilmemizi kolaylaştırır.

    Özşefkate giden yol

    Didem Ergin yıllardır insanların kendileriyle ilişkisini değiştirmelerine eşlik ediyor. Dönüşen Zihin çatısı altında tasarladığı eğitimler, özşefkati bir kavram olarak değil, yaşanabilir, hissedilebilir, günlük hayata taşınabilir bir deneyim olarak sunuyor.

    Katılımcılar genellikle aynı şeyi söylüyor: “Kendime bu kadar yabancı olduğumu bilmiyordum.”

    Ve bu farkındalık, çoğumuzun hayatında her şeyin yeniden başladığı yer oluyor.

    Peki şimdi siz gerçekten nasılsınız?

    “Ben iyiyim” mi dediniz?

    Gerçekten mi?

    Cevabınız sizi biraz duraklattıysa Didem Ergin’in eğitimlerine göz atmanızı tavsiye ederiz.

    → Dönüşen Zihin eğitimlerine göz atmak için tıklayın.

  • Sinir Sistemi Regülasyonu Nedir?

    Sinir Sistemi Regülasyonu Nedir?

    Modern yaşam; hızlı tempo, stres ve sürekli uyarana maruz kalma gibi kurtulmakta zorlandığımız durumları beraberinde getirdi. Tüm bunlar sinir sisteminde disregülasyona neden olabilir. Sağlıklı bir yaşam için dönem dönem sinir sistemi regülasyonuna ihtiyaç duyulur.

    Peki nedir bu sinir sistemi regülasyonu?

    Sinir sistemi regülasyonu nedir?

    Sinir sistemi regülasyonu sempatik ve parasempatik sistemler arasında dengeyi kurabilme yeteneğidir. Otonom sinir sisteminin iki ana bileşeni vardır: savaş-kaç (sempatik) ve don (parasempatik) sistemleridir. Sağlıklı bir birey gerektiğinde savaş-kaç, don sistemlerini kullanır. Sürekli bu sistemler içerisinde takılı kalmaz, herhangi bir sistemde kronikleşmez.

    Sinir sistemi regülasyonu olan biri nasıl davranır?

    • Tehlike anında kaç-savaş tepkisi verirken tehlike geçtikten sonra sakinleşir.
    • Duygularını sağlıklı şekilde yönetir.
    • Sürekli dorsal vagal sistemde kalmaz. Kendini güvende ve dengede tutabilir.
    • Stres karşısında uygun tepkiyi verir.

    Sağlıklı bir sinir sistemi regüle olmuş demektir. Bu, bireyin her zaman sakin olması gerektiği anlamına gelmez. Gerektiğinde harekete geçip tehlike ortadan kalkınca gevşeyebilme esnekliğini anlatır.

    How does the nervous system work?

    Sinir sisteminin amacı bedeni hayatta tutmaktır. Beden ve zihin arasındaki iletişim merkezidir. Sinir sistemi iki temel mekanizmayla çalışır: Sempatik sinir sistemi ve parasempatik sinir sistemi.

    Sempatik sinir sistemi (Savaş-kaç tepkisi): Birey sempatik sinir sistemine geçtiği zaman kalp atış hızı artar, kasları gerilir ve bedeni aksiyona hazır hale gelir. Bu tehlike anında bireyin hayatta kalması için gereklidir.

    Parasempatik sinir sistemi (Dinlen-sindir): Parasempatik sistemde kalp ritmi yavaşlar, sindirim desteklenir, beden onarılır ve iyileşme moduna geçilir.

    Sağlıklı bir sinir sisteminde birey bu iki mod arasında esnek geçişler yapabilir.

    Sinir sistemi disregülasyonu nedir?

    Sinir sistemi düzensizliği diğer adıyla disregülasyonu, sistemin bir yerde sürekli takılı kalmasından kaynaklanır. Sinir sistemi tehdit ve güven arasındaki farkı ayırt edemez. Bir alanda kronikleşir. Bu durumda, disregülasyon ortaya çıkar.

    Sinir sistemi disregülasyonu belirtileri

    • Sürekli stres ve tehlike altında olma hissi
    • Anksiyete ve panik atak
    • Donuk, hissiz yaşam
    • Motivasyon kaybı
    • Bedensel ağırlık hissi ve ağrılar
    • Kas gerginlikleri
    • Uyku problemleri ve kronik yorgunluk olarak sıralanabilir.

    Gerçekte bir tehlike olmamasına rağmen vücut sürekli alarm modundadır. Bu disregülasyon hali bireyin günlük hayatında aksamalara neden olabilir. Çevresinden ve yakınlarından tepki almasına yol açabilir.

    Sinir sistemi düzenli olan biri nasıldır? Regüle sinir sistemi özellikleri nelerdir?

    Regüle olmuş sinir sisteminin özellikleri:

    • Stres anında aktif olma
    • Tehlike geçince sakinleşme
    • Duyguları bastırmadan, ortamın uygunluğuna göre yönetme; doğru ortamda duyguları açığa çıkarma ve bedensel-zihinsel dengeyi koruma

    Özetle bu, bireyin tolerans penceresi içerisinde kalma halidir. Birey ne aşırı uyarılmış ne de tamamen donuktur. Gün içerisinde güvenli hissetme durumuna bağlı olarak ikisi arasında geçişler yapabilir.

    Sinir sistemi regülasyonu neden önemlidir?

    Sinir sistemi regülasyonu fiziksel, zihinsel ve duygusal süreçleri doğrudan etkiler. Bu nedenle oldukça önemlidir. Sinir sistemi regülasyonunun etkisiyle zihinsel, bedensel ve duygusal denge sağlanabilir.

    Zihinsel denge

    Regüle olmuş sinir sisteminde birey zihinsel dengeye ulaşır ve daha net düşünür. Odak ve yaratıcılık kabiliyeti artar. Sağlıklı kararlar verebilir.

    Bedensel denge

    Kalp ritminin ve nefes alışverişinin düzenli olmasını sağlar. Sindirim sisteminin ideal şekilde çalışmasına destek olur. Kas gerginliklerini azaltır.

    Duygusal denge

    Duygusal denge halinde bireyde güven hissi oluşur. İçsel huzur artar. Bağ kurabilme kapasitesi artar.

    Regülasyon bütünsel denge üzerinde oldukça etkilidir.

    Sinir Sistemi Disregülasyonu
    Sinir Sistemi Disregülasyonu

    Sinir sistemi regülasyonu nasıl sağlanır?

    Sinir sistemi regülasyonu için nefes egzersizleri, topraklanma teknikleri, bedensel hareketler, beden odaklı çalışmalar, mindfulness ve bilinçli farkındalık, sosyal bağlantı, uyku ve günlük rutinler faydalıdır.

    Sinir sistemi regülasyonu ne değildir?

    Sinir sistemi regülasyonu her durumda her zaman sakin kalmak anlamına gelmez. Gerçek bir regülasyon tehdit anında harekete geçebilme, tehdit geçtikten sonra da sakinleşebilme kabiliyetidir.

    Gerçek regülasyona ulaşmış kişiler öfke, korku gibi yoğun duygularla baş edebilir. Bedensel bütünlüğünü koruyarak hareket edebilir. Esnek ve uyumlu kalabilir. Gerçek regülasyonda hayatın iniş çıkışları arasında denge kurabilme becerisi gelişir.

    Düzenli sinir sistemine sahip bireyde daha az stres, daha fazla dayanıklılık, daha sağlıklı bir zihin ve beden yapısı gözlenir.

    Disregülasyondan çıkabilmek için belli egzersizler yapılabilir. Bu alanda eğitimler alınabilir. Regülasyonu öğrenmek için birey online ya da yüz yüze çalışmalara katılabilir.

  • Online Mindfulness-Bilinçli Farkındalık Eğitimi-Anda Kalma

    Online Mindfulness-Bilinçli Farkındalık Eğitimi-Anda Kalma

    Mindfulness ile bilinçli farkındalığı yükselterek, anda kalma deneyimlerinizi artırmak mümkün . Peki online mindfulness eğitimi olur mu, bu eğitimi alırsanız işe yarar mı? detaylı cevapları bu yazımızda bulabilirsiniz.

    Online mindfulness nedir?

    Mindfulness son yıllarda hem psikoloji hem kişisel gelişim alanlarında en çok konuşulan kavramlardan biridir. Bilinçli farkındalık olarak da açıklanabilir. Mindfulness tekniklerinin uygulanması bilinçli farkındalığın gelişmesinde, kalıcı ve etkili sonuçlar alınmasında çok faydalıdır.

    Mindfulness online yapılır mı?

    Online eğitimlerle bir rehber önderliğinde mindfulness yapılabilir ve etkili sonuçlar alınabilir.

    Mindfulness ile dikkat, farkındalık, anda kalma pratikleri yapılırken; fiziksel olarak aynı ortamda bulunma zorunluluğu yoktur. Online eğitimler, canlı oturumlar ya da videolar ile rahatlıkla mindfulness yapılabilir. Üstelik online mindfulness eğitimleri yüz yüze eğitimlere kıyasla çok daha fazla zaman ve para tasarrufu yapmanızı sağlar.

    Online mindfulnessın avantajları nelerdir?

    Yüz yüze eğitimde olmanın kendine has pek çok avantajı olduğu gibi online mindfulness yapmanın da pek çok avantajı vardır.

    Online mindfulnessın artıları:

    • Mekan ve zamandan bağımsızdır.
    • Video kayıtları tekrar tekrar izlenebilir.
    • Düşük maliyetlidir.
    • Ev konforunda pratikler yapılabilir.

    Mindfulness etkinliklerinde önemli olan pratikleri düzenli olarak yapmaktır. Online  programlar düzenli yapıldığı takdirde yüz yüze programlar kadar etkili olur.

    Mindfulness meditasyon mudur?

    Mindfulness bir meditasyon çeşidi değildir; ancak meditasyonun temelini oluşturur. Mindfulness şimdiki ana bilinçli ve yargısız dikkat verme becerisini geliştirir. Meditasyon zihinsel pratiklerin genel adıdır. Mindfulness günlük yaşamda da uygulanabilir. Örneğin mindful yürümek, mindful yemek yemek…

    Mindfulness uygulamaları nelerdir?

    Dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaşan popüler mindfulness etkinlikleri uygulamaları vardır.

    Mindfulness uygulamaları sırasında rehberli mindfulness meditasyonları, nefes egzersizleri, uyku meditasyonları, stres azaltma programları yapılır.

    Online mindfulness eğitimini kimler alabilir?

    Mindfulness eğitimini; anda kalmayı başarmak isteyen, stres yönetimi sorunu yaşayan, anksiyete ile baş etmekte güçlük çeken herkes alabilir.

    online mindfulnesin artıları

    Online mindfulness eğitimini:

    • Kaygılı kişiler,
    • Yoğun stres altında olanlar,
    • Kısıtlı zaman ve uzun mesafeler nedeniyle yüz yüze eğitimlere katılamayacak olanlar,
    • Liderler, yöneticiler,
    • Sınav kaygısı yaşayan öğrenciler,
    • Bilinçli farkındalığı edinmek isteyenler,
    • Ciddi sağlık sorunlarının yarattığı stresi hafifletmek isteyenler,
    • Kişisel gelişimle ilgilenenler alabilir.

    Online mindfulness ücretsiz mi?

    Online mindfulness eğitimleri bazı platformlarda ücretsiz olabilir ancak ücretsiz eğitimlerde canlı bağlantı yapılamayabilir, tüm detaylar öğretilmeyebilir ve en önemlisi sürdürülebilirlik pek de mümkün olmayabilir.  Online anda kalma eğitimini ücretli olarak alıp bir rehber eşliğinde eğitimleri tamamlamak daha faydalı olabilir. Makul ücretli bilinçli farkındalık eğitimleriyle canlı mindfulness etkinliklerine katılabilir, video kayıtlarını istediğiniz zaman izleyebilirsiniz.

    Online mindfulness’a başlamak mantıklı mı?

    Yoğun bir tempoya sahipseniz, yüz yüze eğitimlere katılamayacak kadar uzak mesafede oturuyorsanız, çalışma saatleriniz nedeniyle yüz yüze eğitimlerle uyumlu boşluklar yaratamıyorsanız ya da evinizin konforundan ayrılmak istemiyorsanız; online mindfulness eğitimlerine başlamak oldukça mantıklıdır.

    Online eğitimler pratiktir, kolay ulaşılabilir, bilimsel temellidir, sürdürülebilirdir, daha düşük maliyetlidir ve tekrar tekrar izlenebilir.

    Online mindfulness, ulaşım ve zaman planlaması sorunları yaşanmasına engel olur. Mindfulness için önemli olan eğitimin online ya da yüz yüze olması değil pratiklerin düzenli olarak yapılmasıdır.

    Mindfulness’ın kurucusu kimdir?

    Budist öğretilerden temel alan mindfulness modern psikolojiye ve bilime uyarlanmıştır. Kurucusu Jon Kabat Zinn’dir.

    Online mindfulness anksiyete iyi gelir mi?

    Düzenli pratikler yapıldığında online mindfulness anksiyete iyi gelebilir. Yapılan pratikler kalp atış hızını düzenlemede, nefes kontrolünü sağlamada, kortizol seviyesini düşürmede, aşırı düşünmeyi (overthinking) azaltmada etkili olabilir.

    Mindfulness hangi dine aittir?

    Budizm etkileri olsa da mindfulness pratikleri herhangi bir dine ait değildir. Mindfulness kurucusu Jon Kabat Zinn tarafından dini bağlamlardan çıkarılarak seküler ve bilimsel bir yaklaşımla evrilmiştir ve dini yönü yoktur.

    Online mindfulness günlük hayatta nasıl uygulanabilir?

    Mindfulness’ın en önemli özelliklerinden birisi günlük hayatta da uygulanabiliyor oluşudur. Pratikleri düzenli yapan biri mindful yürüyüşler yapılabilir, yemek yeme alışkanlıkları geliştirebilir. İş yerinde yemek molasına çıkarken yürünen kısa mesafede dahi mindful yürüyüş yapmak mümkündür.

    Dijital dünyaya bilinçli farkındalıkla bakmayı sağlar. Bireyin bulunduğu her ortamda bilinçli nefes molaları vermesine olanak tanır. Mindfulness ile birey otomatik pilotta yaşamaktan çıkar, hayatını farkındalıklarla güzelleştirir.

    Online mindfulness ne kadar sürede etki gösterir?

    Mindfulness uygulamalarında önemli olan pratiklerin düzenli yapılmasıdır. Birçok kişi ilk uygulamadan itibaren gevşeme hissi oluştuğunu belirtir. İlk 15 günde zihinsel sakinlik artabilir. 1-2 ay içinde anksiyete seviyesinde belirgin azalma görülebilir. Haftada bir yapılan uzun bir meditasyon yerine her gün 10 dakika yapılan mindfulness pratikleri daha etkili sonuçlar alınmasını sağlayabilir.

  • Online Meditasyon Nedir, İşe Yarar mı?

    Online Meditasyon Nedir, İşe Yarar mı?

    Meditasyon zihni sakinleştirmek, farkındalığı artırmak, anksiyete ve stresi azaltmak için uygulanan kadim bilgeliğe dayanan pratiklerden oluşur. Teknoloji çağında meditasyon dijital ortamlara da taşınarak herkesin evine kadar ulaşmıştır.

    Online meditasyon nedir?

    Online meditasyon internet aracılığıyla canlı ya da kayıtlı meditasyon seanslarına katılma yöntemidir. Günümüzde pek çok eğitim online olarak alınabilmektedir.

    Online meditasyon için video uygulamaları, mobil uygulamalar, canlı bağlantı uygulamaları kullanılabilir. Bu sayede dünyanın farklı yerlerindeki insanlar aynı meditasyonu yapma şansına sahip olur. Bunun yanı sıra düzenli olarak yapıldığında online meditasyonların yüz yüze meditasyonlar kadar faydasını gören çok sayıda insan vardır.

    Meditasyon ile mindfulness arasındaki fark nedir?

    Meditasyon ile mindfulness (bilinçli farkındalık) benzer görünen farklı uygulamalardır.

    Meditasyon: Bireyin zihnini sakinleştirmek ve odaklanma becerisini geliştirmek için belirli bir süre ayrılarak (örneğin 10–20 dakika) yapılan bir uygulamadır.

    Mindfulness: Anda olanı yargısızca fark etme, anın bilinçli farkındalığı, duygu ve düşünceleri adeta izleme halidir. Mindfulness günlük hayatın her anında uygulanabilir ve süre şartı yoktur.

    Meditasyon bir pratik, mindfulness ise bir zihinsel durum/yaşam yaklaşımıdır.

    Online meditasyon işe yarar mı?

    Online meditasyon, düzenli uygulandığında yüz yüze meditasyon kadar etkili olabilir. Meditasyonda amaç kişinin odağını kendine çevirmek, farkındalığını artırmaktır. Düzenli yapıldığında online meditasyon pek çok kişide stresi azaltır. Kaygıyı düşürür, uyku kalitesini artırır, dikkat süresini uzatır ve duygusal dengeyi geliştirir.

    Meditasyonda önemli olan aynı ortamda bulunmak değil, odaklanmaktır.

    Online meditasyonun artıları

    Online meditasyon pek çok kişinin ev konforunda, istediği zaman diliminde meditasyon yapabilmesini sağlar. Online meditasyon eğitimleri almanın en belirgin avantajları şunlardır:

    • Evden çıkmadan meditasyon yapılabilir.
    • Kayıtlı videolar sayesinde meditasyon zamanını kişi kendi belirleyebilir.
    • Online meditasyonda rehberli anlatımlar bulunur. Bu, yeni başlayanların düzenli uygulamalar yapmasına yardımcı olur.
    • Videoları tekrar tekrar izleme şansı olduğu için sonuçlar bazı kişilerde yüz yüze meditasyondan daha başarılı olabilir.
    • Online meditasyonlar genellikle daha uygun maliyetlidir.

    Online meditasyona başlamak mantıklı mı?

    Yoğun tempoda yaşayanlar için online meditasyon kesinlikle çok mantıklıdır. Bu sayede birey hızla akıp giden hayatın içerisinde farkındalıklarını geliştirebilir, stresini azaltıp anksiyetesini yönetmede daha başarılı olabilir.

    Online meditasyon ücretsiz mi?

    Online meditasyonların bir kısmı ücretsiz platformlarda yayınlanır ancak genellikle bu platformlarda meditasyonu 8 hafta boyunca düzenli sürdürmek zor olabilir. Online meditasyonu ücretli olarak alıp bir rehber eşliğinde sürdürmek daha faydalı olabilir. Bu sayede birey canlı meditasyon etkinliklerine katılmanın yanı sıra video kayıtlarını da istediği zaman izleyebilir.

    Günlük online meditasyon nasıl yapılır?

    Online meditasyon sürecine, işinin ehli bireylerin rehberliğinde başlamak daha sağlıklıdır. Deneyimli eğitici meditasyonu adım adım anlatır. Meditasyon rehber eşliğinde öğrenilir.

    Günlük meditasyon yaparken genellikle sessiz bir ortamda, rahat bir pozisyonda nefese odaklanılır. Bu sırada zihinde canlanan düşüncelerin farkında olunur. Düşüncelere müdahale edilmez ve yeniden nefese odaklanılır.

    Her gün meditasyon yaparsam ne olur?

    Günlük meditasyon alışkanlığı kazanmış kişilerde genellikle şu değişimler görülür:

    • Daha az stres
    • Daha iyi odaklanma
    • Karar verme becerisinde gelişme
    • Daha iyi uyku
    • Duygusal açıdan daha fazla dayanıklılık

    Online meditasyon günün hangi saatinde yapılmalı?

    Meditasyon yapmak için herkese uygun ideal bir zaman dilimi belirlemek mümkün değildir. Herkes parmak izi gibi özeldir ve her bireyin ideal meditasyon saati farklı olabilir.

    Online meditasyon ücretsiz mi?

    Meditasyon yaparken her gün aynı saatte yapmaya çalışmak, alışkanlık kazanmayı kolaylaştırır. Birey günlük yaşantısını gözden geçirerek isterse günün ilk saatlerinde isterse günün son saatlerinde meditasyon yapabilir.

    Sabah meditasyonun faydaları

    Günün ilk saatlerinde yapılan sabah meditasyonları genellikle enerjik hissettirir. Zihni güne hazırlar.

    Akşam saatlerinde yapılan meditasyonun faydaları

    Bireyin gün boyu biriken stresini azaltmasına yardımcı olur, uyku kalitesini artırır.

    Online meditasyon ne zaman etkisini gösterir?

    Meditasyonun online ya da yüz yüze olması etkisini göstermesi açısından bir değişikliğe yol açmaz.

    Düzenli meditasyon yapmaya başlanıldığında etkiler genellikle şu şekilde görülür:

    İlk seansta gevşeme hissi görülebilir. Bir hafta düzenli meditasyonda duygusal farkındalığın artabilir. 2-4 hafta düzenli meditasyon; stres yönetiminde belirgin iyileşme sağlayabilir. 8 hafta ve daha üstü sürelerde düzenli meditasyon, kalıcı zihinsel değişimler oluşmasına destek olur.

    En az 8 haftalık düzenli meditasyon programlarıyla etkili sonuçlar alınabilir.

  • Didem Ergin “Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer”de Ne Anlatıyor?

    Didem Ergin “Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer”de Ne Anlatıyor?

    Şefkat elçisinden hayatlara dokunacak bir şefkat yolculuğu “Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer”

    Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer’in Konusu Ne?

    Kitap kronik mutsuzluk yaşayan bir kadının başarılı ama mutsuz hikayesini ele alıyor. Kahramanın zihinsel dönüşümünü detaylarıyla işliyor.

    Didem Ergin “Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer”de ne anlatıyor?

    Roman kahramanı Deniz içsel hırçınlığını tüm ilişkilerine yansıtır. Kendini sürekli eleştirir, mükemmeliyetçi bir tavırla hareket eder ve kontrol edemediği duygularının neticesinde öfke patlamaları yaşar.

    Ailesi tutucu ve ataerkil bir yapıdadır. Yaşadığı aile baskısı, aldığı yaralarla bu durumdan kurtulmak için tek çarenin şehir dışına çıkmak olduğunu düşünür. Var olma savaşı verirken kendisine karşı anlayışlı ve şefkatli davranmayı da unutur. Var olduğunu ispatlamaya çalışırken en çok kendine yabancılaşır.

    Deniz, roman boyunca karşısına çıkan zorlayıcı her ne deneyim varsa -buna yeni bir anneyken aldığı kanser teşhisi de dahil- kendini hatalı bulmak yerine, öz kabulü ve şefkati seçer. Böylece zihinsel olarak metanetli olmayı öğrenir. Nitekim şefkat bir zayıflık göstergesi değil, tam aksine bizi dayanıklı ve esnek kılan bir zihin pratiğidir.

    Sürekli konuşan iç sesi ona utanç ve değersizlik aşılar.

    Toplumdaki pek çok insanın yaşadığı bu hisleri, baskıları, mükemmel olma çabalarını, öfke patlamalarını tüm bunların neticesinde başarılı ama mutsuz kadını ele alır. Kitap Deniz’in yaşam yolculuğunda bu sorunları yaşayan herkese rehberlik etmek ümidiyle kaleme alınmıştır. Çıkış yollarının aranması, öz şefkatin oluşturulması, öz kabulün sağlanması, sürekli konuştuğu için insanı uyutmayan zihnin sakinleştirilebilmesi adına çeşitli yol haritaları sunar.

    Öz şefkatle değişim ve dönüşüm arayışında olan herkese “Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer” eşlik eder.

    Hayata ve kendinize bakışınızı değiştirmek, kendinizi bütün yönlerinizle kabul edip yolunuzu çizmek, sürekli kendinizi eleştirmekten kurtulmak istiyorsanız mindfulness, yoga, 360 derece öz şefkat , terapi gibi eğitimler ve destekler alabilirsiniz. Bir şefkat elçisinin kaleminden ele alınmış bu öz şefkat romanını okuyabilirsiniz.

    Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer'de konu ne?

    Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer’de konu ne?

    Roman mükemmeliyetçi, eleştirel iç sesiyle mutluluğa erişemeyen Deniz’in kendini sorgulaması, değişmek istemesi, yaşadığı ızdıraplardan kurtulma çabasını ve bunun için çeşitli yöntemler aramasını ele alır.

    Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer’de Deniz bir noktada artık iç kritik sesinden kurtulmayı ya da değişmeyi istemek yerine, acılarının onu nasıl şekillendirdiğini görmeye başlar. Bu iç görü ve kendisiyle koşulsuz dost olma çabası sayesinde dönüşüm yolculuğunu başlatır. Tıpkı Carl Rogers’ın dediği gibi, “Tuhaf bir paradokstur ki, değişim ancak kendimi olduğum gibi kabul ettiğimde başlar.”

    Utanç-değersizlik hissiyle nasıl başa çıkacağız, kendimizle nasıl dost olacağız, bu gerçekten mümkün mü? Bu sorular pek çoğumuzun zihninde döner durur. Tibet Budizm’inin Amerika’da önde gelen ustalarından Pema Chödrön’ün dediği gibi; kendimizle dost olmayı (maitri) hemen şimdi öğrenmeli ve pratik etmeliyiz.

    Derinleşen içsel anlayış sayesinde beğenmediğimiz ve kurtulmak istediğimiz o yanlarımızı anlamaya başlarız.

    Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer kitabının kahramanı kim?

    Romanın ana kahramanı Deniz’dir; çevresindeki kişiler de hikâyeyi şekillendiren karakterler arasında yer alır.

    Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer bir öz şefkat romanı

    Didem Ergin’in kaleme aldığı bu kitap kahramanı; mükemmeliyetçilik, eleştirel iç ses, hayatın anlamsızlığı karmaşasında kalmış mutsuz biridir. Deniz öz şefkati içselleştirir ve zihinsel dönüşüm yaşar. Bu kitap tam anlamıyla bir öz şefkat romanıdır.

    Yazarın kaleminden Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer ne anlatıyor?

    Manevi yolculuğumuzda ilerledikçe görürüz ki bu evrende hissedebilen her canlı acı çeker. Değerli üstad Thich Nhat Hanh’ın belirttiği üzere, “Çamur yoksa nilüfer de yoktur.” Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer romanına ismini veren metafor da buradan gelir.

    Nilüfer bitkisi çamurlu sularda yetişir, onlardan beslenir ve mis gibi kokan çiçekler açar. İşte çamuru mis gibi bir çiçeğe dönüştürme kapasitesine sahip olan bu bitki gibi bizler de acılarımızdan kaçmak yerine, onları şefkatle sarıp sarmalamayı öğrenebiliriz yeter ki kendimizi yarı yolda bırakmayalım. Böylelikle hayatta önümüze çıkan tüm zorluklar (kanser, boşanmak, ölüm de buna dahil) zihinsel dönüşümün ve manevi uyanışın birer yakıtı olabilir.

    “Ne yaparsam yapayım zihnimdeki eleştirel ses susmuyor. Bana sürekli olarak ne kadar yetersiz, başarısız, çirkin olduğumu tekrar edip duran o sesten artık kurtulmak istiyorum.” Bu ve buna benzer cümleler kuran yüzlerce kadınla birebir çalışma ayrıcalığım oldu. Hayatın içinden geçerken söz konusu iç kritik ses bize o kadar çok ızdırap veriyor ki, biraz olsun sussun diye çırpınıp duruyoruz. Çoğu zaman bizde bir hata varmış gibi hissettiren, boynumuza ağırlık yapıp başımızı önümüze eğdiren kronik bir utanç ve değersizlik hissi de bu sese eşlik ediyor.

    Maalesef Deniz gibi var olma savaşı veren bizler için “kendimize anlayış ve şefkat göstermek” çok sonradan duyduğumuz (hatta belki hiç duymadığımız) kavramlar. Yani en çok kendimize yabancıyız bu hayatta.

    Zihnimizin getirdiği bu ızdıraplarda ortak olduğumuzu, yalnız olmadığımızı bilmek tuhaf bir şekilde hepimize iyi geliyor.

    İşte tüm bu soruları, bir öz şefkat romanı olarak kaleme aldığım Elbet Açacak İçimdeki Nilüfer’de ana kahramanımız Deniz de kendisine sorup duruyor. Onunla birlikte sorularınıza cevap bulmanız dileğiyle.

    Sizlerin de içinde nilüferler elbet açacaktır.

  • Zihin dönüştüğünde, hayat değişir

    Zihin dönüştüğünde, hayat değişir

    Birlikte Dönüşen Zihin, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil…
    Bu kitap, Pema Chödrön’ün doğrudan öğrencisi, Naropa Üniversitesi mezunu Didem Ergin’in, kadim Budist öğretileri Türkiye’nin kültürel gerçekliğiyle buluşturarak kaleme aldığı bir içsel dönüşüm rehberi.

    Farkındalık, meditasyon, şefkat ve acı…
    Bu kavramları soyut ve ulaşılmaz birer ideal olmaktan çıkarıp, herkesin anlayabileceği, deneyimleyebileceği ve hayatına dahil edebileceği bir yaşam pratiğine dönüştürüyor.

    Didem Ergin, zihinle dost olmayı, acıyı anlamayı, kendine ve hayata şefkatle yaklaşmayı sade, samimi ve dönüştürücü bir dille anlatıyor.

    Pema Chödrön’ün ilhamını taşıyan bu kitap, zihnin oyunlarını fark etmek, yaşamın zorluklarına berraklık ve dirençle karşılık vermek
    ve iç huzura giden yolu adım adım keşfetmek isteyen herkese bir davet.

    Kendin için. Sevdiklerin için. Zihnin için.
    Birlikte Dönüşen Zihin şimdi tüm kitapçılarda.